• BIST 1.087
  • Altın 468,793
  • Dolar 7,6148
  • Euro 8,9402
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

İlişki durumumuza yön veren 15 Sıla şarkısı

İlişki durumumuza yön veren 15 Sıla şarkısı
FOTOGALERİ İÇİN TIKLADenizli'de 1980 yılında doğan Sıla, öğretim yaşamında önce İzmir sonra da İstanbul 'da geçirdiği yıllarda nasıl bir aşk hayatı yaşamıştır bilinmez ama, şimdilerde bilhassa lise ve üniversite çağındaki pek çok genç onun şarkı


FOTOGALERİ İÇİN TIKLA

Denizli'de 1980 yılında doğan Sıla, öğretim yaşamında önce İzmir sonra da İstanbul 'da geçirdiği yıllarda nasıl bir aşk hayatı yaşamıştır bilinmez ama, şimdilerde bilhassa lise ve üniversite çağındaki pek çok genç onun şarkılarıyla aşk acısı çekiyor. İstanbul Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi'nde dirsek çürüttükten sonra aldığı caz eğitimiyle bir hayli donanımlı bir şekilde müzik piyasasına giren Sıla, Kenan Doğulu'ya vokallik yaptığı yıllarda yavaş yavaş tanınmaya başlamıştı.

2007'de kendi adıyla çıkardığı albümünde yer meydan "...Dan Sonra" adlı biraz radikal biraz da sert şarkısıyla çoğu kişide işlek şarkılar yapacağı yönünde bir izlenim oluştursa da, takip eden yıllar Sıla'yı çok farklı bir müzik tarzının temsilcisi olarak önümüze sundu.

Her şarkıcının, şarkılarının hitap ettiği bir kitle vardır. Misal Hande Yener ve Demet Akalın genelde sevdiğine başkaldiri eden, dalga geçen, intikam meydan şarkılarla karşımıza çıkarlar. Buyruğa Aydın genellikle ayrılınan, bunalıma giren, pişman meydana gelen şarkıların sesidir. Serdar Ortaç genellikle nereden geldiği bilinmeyen bir coşkunun peşinde koşan, sözlerin manasının bir ehemmiyeti meydana gelmediği şarkıların adamıdır...

Sıla ise tüm bunların dışında aşktan yana hüsran yaşayan herkesin sesi gibidir. Çoğu vakit şarkılarının birbirini çok fazla andırması sebebiyle, sanki hep aynı şarkıyı söylüyormuş hissi yaratsa da Sıla'nın şu ana kadar çıkardığı 60'a yakın farklı şarkısında genel olarak ilişkilerimize yön vermiştir. Sıla dinlerken sevgilisinden ayrılan, sevgilisinden ayrıldıktan sonra Sıla'yla ağlayan, Sıla'yı dinledikten sonra sevgili bulmaktan vazgeçen pek çok kişi kendini "Sılazede" olarak adlandırıyor. Aşk ateşini körüklemektense söndüren, küllendiren sözleriyle insana bu ömrü yalnız geçirmeye yemin ettiren Sıla şarkılarına gelin beraber bakalım. İlk ilişkisine yelken açan bir genç olsak, Sıla şarkıları hayatımızı nasıl şekillendirirdi görelim: 

1. İlişkiye karar vermek: Bıktım

Şimdi Sıla'nın şarkılarından etkilenmek için ilk önce bir ilişki yaşamış olmak gerekir. Bunun için yine Sıla'nın bir şarkısını dinlemek yeterli. Bıktım adlı şarkısının sözlerine bakacak olursak, Sıla diyor ki; 

"Hürriyetimden sıyrılarak kafes içinde barınamadım, 
Mutlak mutluluğun sırrından sırra kadem bastım. 
Hem herkestim hem kimse değil; öyle şey olur mu? 
Kim bu tuzakta uyurı Bencil bir oyun bu. 
Bıktım artık aşk istiyorum." 

Bu sözleri dinleyen bir genç olarak "Ben de aşk istiyorum arkadaş!" diyerek çıkıyoruz yola neyle karşılaşacağımızı bilmeden. 

2. Abayı yakmak : Alain Delon

Bir ilişkiye karar verdikten sonra arayış başlar doğal olarak. Uyhun bir adayı arar durur gözlerimiz. O ilk bakış, o ilk çarpılma vardır ya hani, Alain Delon'da şöyle anlatır Sıla; 

"Işıklı janjanlı girdim rastgele bir kapıdan 
Meğer herkes burdaymış bihabermişim dünyadan 
Kızlarla laflarken sen göründün bir anda 
Bi' numaralar Allah Allah bu ne noluyor ya" 

Bizi ilk etkileyen kişiyi gözümüzde bir yerlere koyarız ya hani, Sıla için de muhtemelen çıta Alain Delon olsa gerek, şarkıyı ona adar. Onun için Alain Delon meydana gelen başkası için Brad Pitt olur, başkası için Natalie Portman olur, tutar bir başkası için Azis olur... Mesele kimin olduğu değil nasıl olduğu. 

3. Sevip de kavuşamamak: Egeli Lodos

Abayı yakmakla olsaydı ilişkiler kimse üzülmezdi herhalde aşktan yana. İnsan sever de kavuşamaz, sevdiğini görmez karşısındaki, bazen görse de anlamaz... Hayatın gerçeğidir bu acıtır. Sıla'da Egeli Lodos'ta şöyle anlatır; 

"Talihim şarap olmamak 
Üzümken 
Beni görememen 
Gözünken" 

Kim bilir kaç üzüm salkımında şarap olamadan çürür gider yıllar içerisinde... 

4. İlişkiye başlamak: Her Şey Yolunda

Onca çekilen aşk acısından sonra kavuşur sonunda gönül sevdiği birine ya hani, işte Sıla o güzel anları şu sözlerle anlatır Her Şey Yolunda şarkısında; 

"Kalbim odada ben orada yanında 
Yakma ışıkları böyle daha iyi 
Her şey yolunda" 

Bulunca sevdiğini gönül, aldanır, sever elbette. Yolundadır her şey, yolunda gidiyordur hayat. Sevmek sevilmek güzeldir, hele sevdiğinin yanında olmak gibisi yoktur! 

5. İlk tartışmalar: Gol

Hiçbir ilişki başladığı gibi öyle dümdüz mutlu mesut devam etmez elbette. İlişkilerin tuzu biberi olarak bilinen kavgalar gürültülerden sonra ders alırız ya hani, bir daha yapmayalım etmeyelim diye sözler veririz aramızda, Sıla da Gol şarkısında şöyle söyler; 

"Napıyormuşuz bir daha yapmıyormuşuz 
sağ gösterip sol vurmuyormuşuz 
o şutu çekip golü atamıyorsak 
öyle oturduğumuz yerden konuşmuyormuşuz" 

Her ne kadar biraz da rest çeken bir havası olsa da bu şarkı genelde ilişkilerin hafif hafif zedelendiği dönemlere bir gönderme niteliğindedir. 

6. İlk ayrılık: İmkansız

Ufak tefek tartışmalar büyük sorunlara dönüştüğünde bir anda karşı tarafın çektiği restle karşılaşırız ve şok oluruz bir takım vakit. "Gidiyorum" der karşı taraf da, inanamayız ilişkinin biteceğine, korkarız üzülürüz, Sıla da şöyle anlatır "İmkansız" şarkısında; 

"İmkansız, inanmam yalvarırım dayanmam 
Can bu yıkık, kırık dökük. 
Yapma olmaz." 

İçi saran korkulara tercüman meydana gelen bu şarkı genelde, kapıyı çarpıp giden resti çeken sevgilinin ardından büyük bir hüzünle dinlenir. 

7. Yalnızlık: Boş Yere

Gider ya ardına bakmadan zalım yar, bir ümitsizlik kaplar içimizi, döner mi dönmez mi bilinmez duvarlar üstümüze üstümüze gelir ya hicran dolan evimizde. Sıla'da şöyle tarif eder o zor zamanları Boş Yere şarkısında; 

"Göz göre göre nasıl duruldum 
Sağ elimi solumla avuttum 
Boş yere, boş yere 
Hep boş yere" 

Avunmak zordur yalnız kalınca, sağ elini sol eliyle avutmaya muhtaç kalmasın kimse, gidenin ardından kalmak zordur. 

8. Umut: Bana Biraz Renk Ver

Sevgili gidince avuna avuna yürek dağlanır ya hani, artık dayanılacak noktası kalmaz yalnızlığın. Harekete geçer insan, giden sevgilinin ardından o dönmüyorsa koşmak gerekir bazen. Sıla'da bunu bilirmişçesine şu sözleri geçirir Bana Biraz Renk Ver şarkısında; 

"Sana inandım koştum geldim 
Dünde ne vardı unuttum geldim 
Dünya yansın, koyverdim 
Bana biraz renk ver" 

Biraz renk verse de umutlansak diye bakarız terk eden sevgilinin ardından. O ne yapsa bir ümitle bel bağlarız aşkın küllerinden doğacağına. 

9. Üzüntü: Bodrumun Suları


O kadar avunma o kadar umut, bekleyiş... Sonuç vermez terk edilene ne yapsa. Acır ya canımız iyiden iyiye, başkaldiri edesimiz gelir. Ama edemeyip de üzülürüz. Canımız sıkılır, utanır oluruz elalemden. Sıla da kanayan yaraya tuz misali basar bu sözleri Bodrumun Sularında; 

"Of be bu ne terktir 
Aklıma zordur 
Ben arkanda buruk 
Kalbime ekşi koruk mahzende..." 

Terk edenin ardından ne dense boş aslında. Giden gittiğiyle kalır, kalan ardından baktığıyla. Çok takmamak lazım kafaya ama Sıla içini öyle bir dağlar ki insanın gel de memleket meselesi yapma gönül işlerini! 

10. Kafayı Dağıtmak: Vur Kadehi Ustam

Gidenin ardından edilen isyanı bunalım takip eder elbet. Bu bunalıma girmemek için de çoğu kişi vurur kendini ya gecelere, sofralara, kafanın dağılması gerekir. Dağıtıp da kafayı sövmek gerekir gidenin ardından Sıla'nın Vur Kadehi Ustam şarkısında olduğu gibi: 

"Vur kadehi ustam, bu gecede sarhoşuz, 
Kalan sağlar bizimdir, acıdan mayhoşuz... 
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze, 
Bundandır böyle dibe vuruşumuz..." 

Daha üç beş hafta önce uğruna öleceğimiz insan ansızın iki satırlık adam oluverir şarkılarda. Nasıl bir sevmektir ki bu, nefreti doğursun ardından? Ama o terk etmeler yok mu ah işte hep onlar yakıyor yüreği. 

11. Bunalım : Dön Demeyi Unuttum


Her ne kadar kafayı dağıtmaya çalışsa da insan, çıkamaz o çöküntüden bozuk plak gibi başa sarar, aynı nameleri söyler durur. Sıla'nın şarkıları da bir süre sonra aynı tadı verir Dön Demeyi Unuttum'un sözleri gibi: 

"Sen gidince ötede kaldı hayat 
Kırılıp tuz buz oldu toparlanamadı aşk" 

Hani içip unutacaktık olanları? Olmaz değil mi, kafa takılır oraya da kurtulamaz bir türlü. Bunalım kaçınılmaz olur çıkamaz ruh halimiz kapandığı yerlerden. 

12. Pişmanlık: Kenar Süsü 


Acılar, kederler yerini giderek pişmanlıklara bırakır. Yavaş yavaş görürüz ya hani karşımızdaki kişinin gözündeki yerimizi, Sıla da Kenar Süsü şarkısında şöyle anlatır hislerini; 

"Kenar süsü oldum hayatında 
Yani olmasam da olurdu 
Kaza süsü de verirdim vefatıma 
Yokluğum boşluk yaratmazdı 
Seni aramamam sormamam 
Bakmadan uzaklaşmam 
Eminim çok hora geçti" 

Madem öyle üzülme bundan sonra kardeş diyesimiz gelmez mi bu farkındalığa? Gelir elbet. Ama üzülmeden durur mu yürek? Bakalım durur mu? 

13. Başa sarış: Malum

Yok bir türlü kurtulamayız o ruh halinden. Pişman da olsak, kafamızı da dağıtsak, bunalım gelir yine yeni yeniden bulur bizi işler içimize. Başa sarar tüm hicranlar. Sıla da şaka yapar gibi Bilinen şarkısında şöyle söyler: 

"Kaderimle Oynayacak Kadar Sevgilim Olmuşsun Meğer 
Ben Seni Kabullenmeyi Ben Yapmaya Çalışırken 
Yokluğun Çirkinde Yapmış Beni 
Geçen Gün Aynada Gördüm Tesadüfen" 

Umutsuz vakadır artık yürek, yaralı bereli... Bıkmadan da Sıla dinlemeye devam ederiz ya onca bunalım yetmezmiş gibi, bir şarkısında bir gıdım umut ararız geleceğe dair. 

14. Deliriş: Dan Sonra

Sonunda artık sıkıntıdan delirmek mi dersiniz yoksa çığırından çıkış mı dersiniz, siz bilirsiniz gönül acı limitini doldurur. Argo deyimle sıyırırız kafayı, artık çekecek çile de kalmamıştır, uğruna bunalıma girecek bir şey de... Gidenin ardından sonra ilk defa kendimize geliriz günün birinde. Sıla da ilk çıkış şarkısına döndürür bizi bu noktada, "Dan Sonra"yla; 

"Kafayı düzelttim senden sonra 
Kendime yararım bundan sonra 
İster gelirim ister gelmem 
Hesap mı vericez bundan sonra?!" 

Bundan sonra yeni bir ilişkiye mi yelken açılır, hayat nasıl gider gerçekten düzelmiş midir kafamız, düzelmiş midir her şey? Sılazedeliğimiz son bulmuş mudur? Bakalım... 

15. İnziva: Cebren ve Hile İle

Bu kadar acı ve sonunda gelen delirişin sonunda aşka sevdaya tövbe eder yürek. Bir daha ne birini sevesimiz gelir ne de özeniriz başka çiftlere. Oturup bir köşesine hayatın izleyesimiz gelir geleni gideni. Sıla da aynen öyle der Cebren ve Hile İle şarkısında; 

"İstirahatteyim dinleniyorum 
Uzattım ayaklarımı 
Elimde kitap okuyorum başkalarının hayatlarını" 

İşte Sıla dinlemenin sizi getireceği nokta da budur aslında. O kadar acıyı, çileyi boşuna çektiğimiz ortadadır. Aslında rahat durup kenarda bir yerden takip etmek daha güzel her şeyi. Sıla'nın şarkılarının bizi olmadık maceralara, hüsranlara sürükleyip bizi iflah olmaz bir Sılazedeye dönüştürmesine izin vermememiz lazım. Sıla'nın şarkıları kendi haliyle olduğu gibi güzel. Ancak bir ilişki profili açısından her bünyenin psikolojisinin kolay kaldıramayacağı bir ağırlığa, derinliğe sahip. Herkesin yaşamında elbet birileri olur, gerlir geçer insanlar. Siz siz olun ilişkinize Sıla şarkılarını sokmayın. Hatta sevgilinizle tartıştığınız vakit hiçbir vakit Sıla dinlemeyin. Gidin Atilla Taş dinleyin, Rober Hatemo dinleyin çaresiz kalırsanız açın eskilerden Grup Vitamin'i dinleyin. Sılazede olmayın.

Sıla sokak ortasında dudak dudağa

Sıla Gençoğlu'ndan Türkiye'de bir ilk
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Magazin Saati | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim